en_US
en
off
Mobile View
Desktop View

OKULÖNCESİ EĞİTİM FELSEFELERİ

ÖZEL EĞİTİM
18591

ÖZEL EĞİTİM NEDİR ?


Özel eğitime ihtiyacı olan birey: Çeşitli nedenlerle, bireysel özellikleri ve eğitim yeterlilikleri açısından yaşıtlarından beklenilen düzeyden anlamlı farklılık gösteren birey.
Yetersizlik: Zedelenme ya da bazı sapmalar sonucu, bir insan için normal bir etkinliğin ya da yapının önlenmesi, sınırlandırılması hali.
Engel: Bireyin yetersizliği nedeniyle, yaşadığı sürece, yaş, cins, sosyal ve kültürel farklılıklara bağlı olarak oynaması gereken rolleri gereği gibi oynayamama durumu.

Özel Eğitim;
Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyaçlarını karşılamak için özel olarak yetiştirilmiş personel, geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların özür ve özelliklerine uygun ortamlarda sürdürülen eğitime "özel eğitim" denir. 
Çoğunluktan farklı ve özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara sunulan, 
Üstün yetenekli olanları yetenekleri doğrultusunda en üst düzeye çıkmasını sağlayan 
Yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen, 
Engelli bireyi kendine yeterli hale getirerek 
Topluma kaynaşmasını ve bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatılan eğitimdir. 

Neyi öğretir?

Özel eğitim, genel eğitimden içerik yönünden yani nelerin öğretileceği yönünden farklılaşmaktadır. Olağan çocukların kendiliğinden edindikleri becerilerin büyük bir kısmını yetersizlikten etkilenmiş özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara, yoğun ve sistematik biçimde öğretmek gerekmektedir. 
Örneğin, giyinme, soyunma, yemek yeme becerilerini çocuklar, yetişkinleri gözleyerek, taklit ederek öğrenirler. 
Genel eğitimden özel eğitimin ayrıldığı bir diğer nokta ise içeriğin düzenlenişidir. Genel eğitimde içerik ortalama çevresindeki çocuklar için merkezi programlarla belirlenirken, özel eğitimde programın içeriğini çocuğun ihtiyaçlarını belirler. 

ÖZEL EĞİTİMİN İLKELERİ
Türk Millî Eğitiminin genel amaçları doğrultusunda özel eğitimin temel ilkeleri şunlardır
573 sayılı Özel Eğitim Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) belirtilmiştir.
1. Özel eğitime ihtiyacı olan tüm bireyler; ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.
2. Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimine erken yaşta başlanması esastır.
3. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitime ihtiyacı olan bireyi, sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan plânlanır ve yürütülür.
4. Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin eğitim performansları dikkate alınarak; amaç, içerik ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak, yetersizliği olmayan akranları ile birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.
5. Özel eğitime ihtiyacı olan bireyin, her tür ve kademedeki eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapılır.
6. Özel eğitime ihtiyacı olan birey için, bireysel eğitim plânı hazırlanır ve eğitim programları bireyselleştirilerek uygulanır.
7. Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmaları ve eğitimleri sağlanır.
8. Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitime ihtiyacı olan bireye yönelik etkinlik gösteren sivil toplum örgütlerinin görüşlerine önem verilir.
9. Özel eğitim hizmetleri, özel eğitime ihtiyacı olan bireyin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde plânlanır

ÖZEL EĞİTİM KURUMLARININ AMACI

1.Toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir vatandaş olarak yetişmelerini,
2. Kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmelerini
3. Uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç-gereç kullanarak; ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar. 

ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI

AYRI OKULLARDA ÖZEL EĞİTİM UYGULAMALARI
A. Görme Engelliler İlköğretim Okulları
Yatılı
Gündüzlü

B. İşitme Engelliler İlköğretim Okulları/Liseleri
Yatılı
Gündüzlü

C. Ortopedik Engelliler İlköğretim Okulları
Yatılı
Gündüzlü

D. Eğitilebilirler İlköğretim Okulları
Gündüzlü
E. İş Okulları
Gündüzlü

F. Eğitim ve Uygulama Okulları
Gündüzlü
G. İş Eğitim Merkezi
Gündüzlü

H. Otistik Çocuklar Eğitim Merkezleri (OÇEM)
İ. Bilim Sanat Merkezleri
J. Hastane Okulları

NORMAL OKULLARDA ÖZEL EĞİTİM UYGULAMALARI

Kaynaştırma
Özel Eğitim Sınıfı


EĞİTİMDE SİSTEM BASAMAKLARI

1. ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ EĞİTİMİ

Özel eğitim ihtiyaçları belirlenmiş, 0-36 ay arasındaki çocuklar için, özel eğitim hizmetleri, öncelikle ailenin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, üniversitelerle iş birliği ile eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi ve gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmen tarafından evlerde ve kurumlarda sürdürülür.
Plânlanan bu eğitim doğrultusunda çocuk, aile ve eğitimci; 
Çocuğun özel eğitim ihtyaçlarının belirlenmesi tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından mümkün olduğunca ev gözlemleri ve gelişim ölçekleri kullanılarak yapılır.
Eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme çalışmaları, en az altı ayda bir yinelenir.
Aile eğitimi hizmetlerinde, çocuğun ve ailenin ne tür destek hizmetler alacağı ve bu hizmetlerin kim tarafından, nasıl ve ne zaman verileceği eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından belirlenir.
Bu çocukların, sosyal yönden gelişimlerini desteklemek ve ailelerin bilgi ve deneyimlerini artırmak için, resmî ve özel kreşlerde, bireysel özellikleri ve yaşları dikkate alınarak, belirlenen bir günde yarı zamanlı oyun grubuna yada etkinlik grubuna devam etmesine karar verilebilir.
Aileler, eğitsel oyun, oyuncak, oyuncak kütüphaneleri, özel eğitime ihtiyacı olan çocuklara kendilerini serbest ifade etme olanağı sağlayan oyun-eğlence alanları ve eğitsel kitap gibi konularda bilgilendirilir ve özendirilir.

2. OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ

Özel eğitim ihtiyaçları belirlenmiş 37-72 ay arasındaki çocuklar için, okul öncesi eğitimi zorunludur ve kaynaştırma uygulamaları temeline dayalı olarak, destek eğitim plânları çerçevesinde sürdürülür. ,

Özel eğitime ihtiyacı olan çocukların, bireysel yeterliliklerine dayalı gelişim özellikleri dikkate alınarak okul öncesi özel eğitim sınıfları ve okulları da açılabilir. 
Oluşturulacak özel eğitim sınıflarında ve okul öncesi özel eğitim okullarında sınıfların mevcudu, bir öğretmen için altı, iki öğretmen için on çocuktan fazla olamaz.
Bu çocuklarda tuvalet eğitimi koşulu aranmaz. 

3. HAZIRLIK SINIFI

Bünyesinde özel eğitim sınıfları bulunan ilköğretim okulları ile özel eğitim ilköğretim okullarında, öğrencilerin gelişim ve bireysel özellikleri doğrultusunda, onları örgün eğitimi izleyebilecekleri duruma getirmek için hazırlık sınıfları açılabilir. 
Hazırlık sınıflarında en fazla 10 öğrenci bulunur. 
Hazırlık sınıfı programı; bireylerin, sosyal etkileşim, iletişim ve temel yaşam becerilerini geliştirme, sınıfa, okula ve yaşama uyumlarını artırmaya yönelik hazırlanır. 
Kavrama, dinleme, anlama, anlatma, okuma ve yazmayla ilgili hazırlık çalışmalarını içeren bu programın süresi en fazla bir ders yılıdır.
Ders yılı sonunda hazırlık sınıfı öğretmeni, aile, okul rehber öğretmeni-psikolojik danışmanı ile okul yönetiminin ortaklaşa aldığı yöneltme kararı doğrultusunda öğrenci;
Kaynaştırma uygulamaları yapılan ilköğretim okuluna,
Özel eğitim ilköğretim okuluna, 
İlköğretim programlarının amaçlarını gerçekleştirecek durumda olmayan öğrenciler için, gelişim alanlarındaki performans düzeyi dikkate alınarak hazırlanmış bir eğitim programına devam ettirilir.

4. İLKÖĞRETİM

Özel eğitime ihtiyacı olan bireyler ilköğretimlerini; özel eğitim veya diğer ilköğretim okullarında sürdürürler. 

Özel eğitim ilköğretim okullarına devam eden öğrencilerin gelişimleri izlenip, eğitim performansları dikkate alınarak, programın amaç, içerik, öğretim süreçleri ve değerlendirme boyutlarında uyarlamalar yapılarak, kaynaştırma uygulamalarına öncelik verilir. 

Özel eğitim ilköğretim okullarında sınıf mevcudu en fazla 10 öğrenciden oluşur.

Zorunlu öğrenim çağındaki, klinik bakıma ihtiyaç duyan veya birden fazla alanda yetersizliği olanlar için destek eğitim plânı Özel Eğitim Hizmetleri Kurulu tarafından hazırlanır. 
Bu bireylerin eğitimleri, öncelikle ailelerinin bilgilendirilmesi ve desteklenmesi temeline dayalı olarak, gezerek özel eğitim görevi verilen öğretmenler tarafından kurumlarda ve evlerde sürdürülür. 

5. EVDE EĞİTİM
Herhangi bir eğitim öğretim kurumundan doğrudan yararlanamayacak durumda olan okul öncesi ve ilköğretim çağındaki özel eğitime ihtiyacı olan bireylere evde eğitim verilmesi esastır.
Evde eğitim hizmetine karar verilmeden önce, bireyin bir eğitim öğretim kurumundan doğrudan yararlanmasına imkân verecek fiziksel, soysal ve ekonomik bütün önlemlerin alınıp alınmadığının değerlendirilmesi esastır.
Evde eğitim hizmetleri kurul tarafından planlanır.
Bu hizmetlerin, gezerek özel eğitim görevi yapan öğretmen tarafından sürdürülmesi esastır. 
Bireyin eğitim ihtiyaçları doğrultusunda bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanması esastır.
Evde eğitimde, ailelerin bilgilendirilmesi, desteklenmesi ve eğitimin her aşamasına katılımlarının sağlanması esastır.
Evde eğitim sürecinin birey, aile ve öğretmenin iş birliğine dayalı olarak planlanması esastır.
Bireylerin gelişim durumları ve yeterliklerinin sürekli değerlendirilmesi ve buna göre eğitim sürecinde değişiklik ve düzenlemeler yapılması esastır.




6. ORTA ÖĞRETİM

Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin, orta öğretimlerini özel eğitim okullarında veya diğer genel, meslekî ve teknik orta öğretim okullarında, kaynaştırma yoluyla sürdürmeleri esastır.
İlköğretim okullarını bitiren; özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerden genel, meslekî ve teknik orta öğretim okullarına yönlendirme kararı alınanlar, ilgili birimlerle yapılacak iş birliği çerçevesinde yatılı ve sınavsız olarak bu okullara yerleştirilirler. 
Çok programlı liselere ve meslek liselerine yönlendirme kararı alınanlardan, yatılı okumak isteyen öğrenciler için yakın yatılı okulların olanakları da değerlendirilerek yeterli kontenjan sağlanır.
Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerden, açık öğretim lisesine yönlendirme kararı alınanlar tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından izlenir. 
İlgili kurum ile programın ölçme ve değerlendirilmesi gibi konularda iş birliği yapılır. 

7. YÜKSEK ÖĞRETİM

Özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerden, yüksek öğretime yönlendirme kararı alınanların ilgileri, istekleri, yetenekleri, yeterlilikleri ve istihdam olanakları doğrultusunda ve ölçüsünde yüksek öğretim olanaklarından faydalanabilmeleri için sınavlarda ve değerlendirmede gerekli özel eğitim önlemleri alınır. 
Yüksek öğretim kurumları ile iş birliği yapılarak yerleştirilmelerinde, kredi ve burs almalarında öncelik tanınır.

8. YAYGIN EĞİTİM

Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin temel yaşam becerilerini geliştirmek, öğrenme ihtiyaçlarını karşılamak, onları işe ve mesleğe hazırlamak amacıyla, farklı konu ve sürelerde, çevrenin olanakları ve ihtiyaçları doğrultusunda yaygın eğitim programları düzenlenir.

Bu programlar, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin aileleri ve yakın çevreleri için, bireyin gelişim sürecinde aktif rol almaları ve onlarla birlikte yaşam becerilerini geliştirmelerini sağlayacak biçimde hazırlanır.

Özel eğitime ihtiyacı olan bireyleri iş hayatına hazırlayıcı iş ve meslekî yaygın eğitim programları; bu bireylerin bireysel gelişim özellikleri ve yeterlilikleri doğrultusunda yörenin, iş gücü piyasasının mevcut ve gelecekteki ihtiyaçları dikkate alınarak plânlanır; uygulama ağırlıklı ve bireyin o işi veya mesleği amaçlanan yeterlilikte yapmasını sağlayacak şekilde uygulanır. 

Yaygın eğitim faaliyetleri illerde oluşturulmuş bulunan Yerel Çalışma Konseyleri ile diğer resmî, özel ve gönüllü kurum ve kuruluşlar ile işbirliği çerçevesinde plânlanır ve uygulanır.

Yaygın eğitim programları uygulayan diğer resmî, özel ve gönüllü kurum ve kuruluşlarca düzenlenecek programlardan iş birliği çerçevesinde, özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin de, özel eğitim sınıfı ve kaynaştırma uygulamaları ile yararlanmaları sağlanır.

Özel Eğitim Hizmetleri Bölümü


Özel eğitim hizmetleri bölümü, bölüm başkanının sorumluluğunda merkezin hizmet verdiği çalışma alanının kapsamına göre yeterli sayıda çeşitli branşlarda özel eğitimci, psikolog, psikometrist, çocuk gelişimi ve eğitimcisi, sosyal çalışmacı ve psikolojik danışmanlardan oluşur.

Özel Eğitim Hizmetleri Bölümü Başkanlığının Görevleri

a) Özel eğitim gerektiren bireylerin tespiti amacıyla yapılacak taramalarda yer alır.

b) Aile, okul, sağlık kuruluşları, adlî ve diğer kurumlardan; zihin, duygu ve sosyal yönden uyumsuzluk, gelişimdeki gerilik, öğrenme güçlüğü ve okul başarısızlığı, çeşitli bedensel engeller gibi nedenlerle gönderilen danışanları kabul eder, dosya açar, gerekli hizmeti verir.

c) Özel eğitim gerektiren çocukların tanılanması sürecinde gerekli her türlü hizmeti verir.

d) Özel eğitimde, ailelere yönelik çeşitli bilgilendirme ile rehberlik program ve çalışmalarını ilgili birim ve kurumların iş birliğiyle plânlar, uygular, değerlendirir ve izler.

e) Özel eğitim kurumları ile kaynaştırma programı uygulayan okulların rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri servislerine yönetici ile öğretmenlerine özel eğitimde rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri konusunda gerekli destek hizmeti verir.

f) Merkezin görev bölgesinde özel eğitim gerektiren öğrencilerin üst öğrenim kurumları ve mesleğe yönelmeleri konusunda gerekli çalışmaları ve eş güdümü sağlar.

g) Özel eğitim gerektiren çocukların gelişimlerini destekleyici nitelikte bireysel veya grupla çeşitli özel eğitim uygulamaları yapar.

h) Özel eğitim kurumları ile kaynaştırma programı uygulayan okulların rehberlik ve psikolojik danışma servislerince, engelli öğrencilere yönelik verilen rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerine ilişkin program ve çalışmaları inceler, izler, değerlendirir.

ı) Bölüm çalışmalarıyla ilgili konularda özel eğitim kurumları ve kaynaştırma programı uygulayan okulların personeline yönelik olarak onların bilgi ve becerilerini artırıcı konferans, panel gibi toplantılar ile çeşitli hizmet içi eğitim etkinlikleri düzenler. Gerektiğinde üniversite ve ilgili kuruluşlardan eleman sağlar.

i) Hizmet verilen öğrenci ve bireylerle ilgili olarak merkez dışına verilecek bilgilerde kişiyi ve aileyi olumsuz etkileyebilecek, yanlış anlaşılmalara yol açabilecek beyan ve yorumlardan kaçınır.

j) Bölümün görevlerine ilişkin konularda çevrenin gereksinimlerini belirlemek, hizmetleri geliştirmek, niteliği ve verimi artırmak için araştırmalar yapar, bunların sonuçlarından yararlanır, yetkili ve ilgililerine iletir.

k) Bölüm etkinliklerinde kullanılacak psikolojik ölçme araçları ile diğer araç ve tekniklerin belirlenmesi, sağlanması ve geliştirilmesi için il içinde yapılabilecek çalışmaları plânlar, yürütür ve sonuçlandırır.

l) Özel eğitim gerektiren öğrencilerin kendilerine, ailelerine ve eğitim kurumlarına yönelik, onların gelişmelerini destekleyecek yayınlar hazırlar ve ilgililere ulaştırır.m) Bölüm hizmetleriyle ilgili bilimsel gelişmeleri izler, bunlardan uygulamalarda yararlanır.Bölüm hizmetlerinin yürütülmesinde yeterli sayıda personel bulunmadığında, gerekli atamalar yapılıncaya kadar bölüm elemanları, meslekî formasyonlarına ve niteliklerine en yakın hizmetlerin yürütülmesinde görevlendirilir.

ÖZEL EĞİTİM VE ÖZEL EĞİTİME MUHTAÇ ÇOCUKLAR

Özel Eğitim Nedir?

Özel eğitim çoğunluktan farklı ve özel gereksinimli çocuklara sunulan, üstün özellikleri olanları yetenekleri doğrultusunda kapasitelerinin en üst düzeye çıkmasını sağlayan, yetersizliği engele dönüştürmeyi önleyen, özürlü bireyi kendi kendine yeterli hale getirerek topluma kaynaşmasını ve bağımsız, üretici bireyler olmasını destekleyecek becerilerle donatan eğitimdir (Ataman, 2003).

Özel eğitim; görme, işitme, dil ve konuşma, zihinsel, ortopedik, süreğen hastalık ve ruhsal ve duygusal bozukluğu olanlar olmak üzere özel gereksinimli birey olarak kabul edilen geniş bir gruba hitap etmektedir ( II. Özürlüler Şurası Komisyon Raporları, 2005). Dolayısıyla özel gereksinimli bireylerin çeşitli gelişim alanlarında ve gelişimlerinin çeşitli dönemlerinde akranlarından farklı gereksinimleri olabilmektedir (Cavkaytar ve Diker, 2005).

Ülkemizde, özel eğitim hizmetleri; 30.05.1997 tarihinde Bakanlar Kurulunca kabul edilen 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 31.05.2006 tarihinde yürürlüğe giren Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde uygulanmaktadır.

DİĞER BAZI ÜLKELERDEKİ ÖZEL EĞİTİM ANLAYIŞLARI

Amerika’da ise Engeli Bireylerin Eğitimi Yasası’na (IDEA) 2004 yılında son şekli verilerek ülkedeki 6.5 milyon özel gereksinimli bireye erken müdahale, özel eğitim ve ilgili hizmetlerin sağlanması ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. Bu yasa federal bir yasadır ve özel eğitim gerektiren tüm bireylerin özel eğitim hizmetlerinin geliştirilmesi için yayınlanmıştır. Bireylerin federal eğitim fonundan eşit şekilde yararlanmalarını, eşit eğitim hizmeti almalarını, en az kısıtlayıcı ortama yerleştirilmelerini, aile eğitimini sağlamayı hedeflemektedir (U.S.D.E, 2009).

İngiltere’de 1994 yılında yürürlüğe giren Özel Eğitim Uygulama Kılavuzu ile tüm özel gereksinimli çocuklara ilişkin eğitsel düzenlemelerin esasları belirlenmiştir. İngiltere’deki son özel eğitim düzenlemelerinin en önemli özelliği, özel eğitim kapsamına girecek çocukların önemli bir bölümünün eğitimlerinin, formal eğitim süreçlerine yer vermeksizin, normal sınıflarda yapılabileceğini öngörmesidir. Tek tip değerlendirme ve eğitim yaklaşımının, tüm özel gereksinimli çocuklar için uygun olamayacağı görüşü benimsenmektedir. Bu görüşten hareketle, beş basamaklı bir özel eğitim değerlendirme ve öğretim sistemi oluşturulmuştur. İlk üç aşama, informal değerlendirme ve kaynaştırmayı, 4. ve 5. aşamalar ise formal değerlendirme ve gerekli görülen durumlarda ayrı özel eğitim ortamlarında eğitimi içermektedir (Nizamoğlu, 2006).

Danimarka’ da ise Özel Eğitim hizmetlerinde pek çok durumda öğrenci özel eğitim okulunda kalır ve bir ya da daha fazla ders ya da konu için destekleyici genel eğitim alır. Yani özel eğitim alan birey normal eğitimin içinde bir ya da daha fazla konuda derse katılır. Ayrıca bunun dışında özel gereksinimli bireyler normal okuldaki ya da özel eğitim okulundaki özel sınıfta eğitilebilirler. Son olarak bunların karışımı da mümkündür. Yani birey özel eğitim okulunun ya da özel sınıfın bir üyesidir ama her iki taraftan da eğitim alır (OECD, 2004).

AB’ne üye ülkelerde ise özel gereksinimli bireylere sağlanan eğitim hizmetleri ülkeler arasında farklılıklar göstermektedir. Her ülke özel gereksinimli bireylere yönelik eğitim hizmetlerini kendi benimsediği yaklaşımlarla yürütmektedir. Örneğin; son yıllarda tüm dünyada giderek yaygınlaşan kaynaştırma uygulamaları ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. İtalya, Fransa, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerde özel gereksinimli çocukların büyük çoğunluğu kaynaştırma imkanlarından yararlanmakta ve kaynaştırma yasalarla zorunlu tutulmaktayken Almanya, Hollanda ve Finlandiya gibi ülkelerde özel gereksinimli bireyler genellikle gereksinimlerine yönelik özel okullarda eğitim hizmetlerinden yararlanmaktadır. Üye ülkelerin büyük bir kısmında ise, hem özel okullarda hem de normal okullarda özel gereksinimli bireylere eğitim hizmetleri sağlanmaktadır (Güneş, 2001).

1.1. Özel Gereksinimli Bireyler

Özsoy ve Ark.(2002), özel gereksinimli bireyleri özel eğitime muhtaç çocuklar terimini kullanarak şu şekilde tanımlamaktadırlar: “Beden, zihin, duygu ve sosyal özellikleri olağan dışı ayrıcalıkları nedeniyle normal eğitim hizmetlerinden yeterince yararlanamayan çocuklardır”.

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre toplam nüfusun % 12.29’ u özel gereksinimli bireylerden oluşmaktadır. Ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel yetersizliği olanların oranı % 2.58 iken süreğen hastalığı olanların oranı ise % 9.70’ dir. Yetersizliğe sahip olma oranları yaş grubu bazında incelendiğinde her iki grupta da ileri yaslarda artmaktadır. Ancak bu artış süreğen hastalığı olanlarda diğer yetersizlik gruplarına göre daha fazladır. 0-9 yaş grubunda ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel yetersizliği olanların oranı % 1.54 iken 0-9 yaş grubunda süreğen hastalığa sahip olanların oranı % 2.60’ tır. Bu oran ortopedik, görme, işitme, dil ve konuşma ile zihinsel yetersizliği olanlarda 50-59 yaş grubu, süreğen hastalığı olanlarda ise 20-29 yaş grubunda yaklaşık iki katına çıkmaktadır.

Dünya sağlık örgütünün (WHO) tahmini verilerine göre de gelişmekte olan ülkelerde özel gereksinimli bireylerin nüfusa oranı %12.29 dir. WHO tarafından belirlenen orana göre tahminen 0–18 yaş grubunda yaklaşık 3.360.000, 6–14 yaş grubunda yani okul çağında yaklaşık 1.440.000 özel gereksinimli çocuk bulunmaktadır 

Özel gereksinimi olan çocukların gösterdikleri yetersizliklere göre gruplandırılmalarında belli görüş birliğinin olduğu söylenebilir. Buna göre oluşturulan gruplar aşağıda sıralanmıştır 

• Zihinsel yetersizlik(hafif, orta, ileri)

• Öğrenme güçlükleri

• Duygu ve davranış bozuklukları

• İleri derecede ve çoklu yetersizlikler

• İşitme yetersizlikleri

• İletişim Bozuklukları

• Görme yetersizlikleri

• Beden ve sağlıkla ilgili yetersizlikler

• Üstün zekâlılar ve üstün yetenekliler

• Dil ve konuşma bozuklukları

1.2. Özel Eğitimin Amacı ve İlkeleri

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü özel eğitimin amaçlarını şu şekilde belirtmektedir: Türk Milli Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda özel eğitim gerektiren bireylerin; toplum içindeki rollerini gerçekleştiren, başkaları ile iyi ilişkiler kuran, işbirliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve mutlu bir yurttaş olarak yetişmelerini, kendi kendilerine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmelerini, uygun eğitim programları ile özel yöntem, personel ve araç gereç kullanarak ilgileri, ihtiyaçları, yetenekleri ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına ve hayata hazırlanmalarını amaçlar 

6 Haziran 1997 tarihinde yürürlüğe giren Özel Eğitim Hakkında KHK(573)’de özel eğitimin temelleri şu şekilde ifade edilmiştir 

• Özel eğitim gerektiren tüm bireyler, ilgi, istek, yeterlilik ve yetenekleri doğrultusunda ve ölçüsünde özel eğitim hizmetlerinden yararlandırılır.

• Özel eğitime erken başlamak esastır.

• Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireyleri sosyal ve fiziksel çevrelerinden mümkün olduğu kadar ayırmadan planlanır ve yürütülür.

• Özel eğitim gerektiren bireylerin, eğitsel performansları dikkate alınarak, amaç, muhteva ve öğretim süreçlerinde uyarlamalar yapılarak diğer bireylerle birlikte eğitilmelerine öncelik verilir.

• Özel eğitim gerektiren bireylerin her tür ve kademedeki eğitimlerinin kesintisiz sürdürülebilmesi için her türlü rehabilitasyonlarını sağlayacak kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılır

• Özel eğitim gerektiren bireyler için bireyselleştirilmiş eğitim planı geliştirilmesi ve eğitim programlarının bireyselleştirilerek uygulanması esastır.

• Ailelerin, özel eğitim sürecinin her boyutuna aktif katılmalarının sağlanması esastır.

• Özel eğitim politikalarının geliştirilmesinde, özel eğitim gerektiren bireylerin örgütlerinin görüşlerine önem verilir.

• Özel eğitim hizmetleri, özel eğitim gerektiren bireylerin toplumla etkileşim ve karşılıklı uyum sağlama sürecini kapsayacak şekilde planlanır.

1.3. Özel Eğitimin Önemi

Birleşmiş Milletler tarafından 1948 yılında yayınlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin ilk maddesinde “Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler” denmektedir (http://www. unhchr. ch/udhr/lang/trk.htm).

Her birey her ne olursa olsun eşit haklara sahiptir. Görme, işitme vb. özel eğitime gereksinim duyan bireyler, diğer bireyler kadar eğitim, sağlık vb. hizmetleri alma hakkına sahiptirler. Özel eğitim bireyler arasında fırsat eşitliği yaratmada ve toplumsal kalkınmada önemli bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle özel eğitimin önemi yadsınamaz bir gerçektir.

1.4. Engelliliğin Genel Nedenleri

Engelli olma nedenleri pek çok sınıflamalar halinde ele alınabilmektedir. En çok kullanılan sınıflama doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası oluşmalarına göre yapılan sınıflamadır. 

1.4. 1.Doğum Öncesi Nedenler

• Aile soyunda var olan kalıtımsal hastalıklar

• Özellikle kalıtımsal hastalığı olan akrabalar arasındaki evlilikler

• Anne ve baba arasındaki kan ve Rh uyuşmazlığı (gelişmiş ülkelerde bu faktör artık herhangi bir özre neden olabilecek faktör olarak görülmemektedir çünkü tıbben önlemi alınabilmektedir)

• Kromozomal nedenler

• Annenin doğum yaşının altında ya da üstünde bir yaşta hamile kalması sonucu doğumlar

• Hamilelik sırasında doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanımı

• Hamilelik sırasında annenin sigara, alkol, uyuşturucu kullanması

• Hamilelik sırasında iyonize röntgen ışınlarına maruz kalma

• Hamilelik sırasında yetersiz beslenme

• Hamilelik sırasında ateşli, bulaşıcı hastalık geçirme

• Hamilelik sırasında kaza, aşırı stres, zehirlenme ve travmaya maruz kalma

• Hamilelik sırasında sağlık kontrollerinin ve yapılması gereken testlerin yaptırılmaması

• Hamile kalmadan önce ve hamilelik döneminde alınması gereken vitamin ve minerallerin eksikliği

• Çok sayıda ve sık hamile kalınması veya doğum yapılması

• Annede yüksek tansiyon, kalp hastalığı, şeker hastalığı gibi hastalıkların bulunması 

1.4. 2.Doğum Anına ait Nedenler

• Doğumun sağlık kuruluşunda, sağlık elemanlarınca gerçekleştirilmemesi

• Doğumun beklenen süreden önce ve güç olması

• Bebeğin düşük doğum ağırlığı ile doğması

• Doğum esnasında bebeğin travmaya maruz kalması

• Doğum esnasında bebeğin oksijensiz kalması 

1.4. 3.Doğum Sonrası Nedenler

• Doğum sonrası bebeğin ağır ve ateşli hastalık geçirmesi

• Yeni doğan bebeğin sağlık kontrolünden geçirilmemesi ve gerekli testlerin yaptırılmaması

• Bebeğin aşılarının düzenli olarak yaptırılmaması

• Ağır doğum sarılığı

• Bebeğin yetersiz beslenmesi

• Ev, iş, trafik kazaları

• Zehirlenmeler

• Doğal afetler

• Ailenin ve çevrenin eğitimsizliği (Cehalet)

• Bireylerin ihmal ve istismar edilmesi

1.5. Önleme

Engelin önlenmesi birey, aile ve toplum açısından çok önemlidir. Engelli bir bireyin durumu etkileşim içinde olduğu tüm toplumu ilgilendirir ve etkiler. Birey sıkıntılarını biyolojik, fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik olarak bir bütünlük içinde yaşar. Fakat bu yaşadıkları, bireyde sınırlı kalmaz; ailesini derinden yaralar, her yönde olumsuz etkiler ve sıkıntılar yaratır. Okulda öğretmenleri, öğrencileri, toplumda iletişim kurduğu kuracağı insanları, işvereni ya da vermek istemeyeni etkiler. Böylece engel, toplumu ilgilendiren bir sorun olarak karşımıza çıkar. O halde bunu önlemeye ne zaman başlayalım, nasıl başlayalım, engelden nasıl korunalım gibi birçok soru aklımıza gelebilir. Bu işi önlemeye evlenmek için karar verme aşamasında başlarsak erken sayılmaz.

Engeli önlemek için şunlara dikkat etmekte yarar vardır:

1.       Evlenecek çiftler yakın akraba evliliğini tercih etmemelidir.

2.       Her ikisinin de soyundan genetik olarak süregelen kalıtsal bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır.

3.       Eşler arasında kan uyuşmazlığı (Rh) faktörü olup olmadığı araştırılmalıdır.

4.       Bulaşıcı bir hastalığın olup olmadığı araştırılmalıdır.

5.       Evlendikten sonra çocuk yapmak için istekli ve hazır oluşları araştırılmalıdır.

6.       anki sağlık durumlarının uygun olup olmadığı araştırılmalı.

7.       Gebeliğin başlangıcından doğuma kadar olan dönemde düzenli doktor kontrolleri mutlaka yaptırılmalıdır.

8.       Anne, gebelik döneminde dikkat etmesi gereken kurallara uymalıdır.

9.       Beslenme ve sağlığına dikkat etmelidir.

10.   Doğum sonrası bebeğin bakımına, sağlığına dikkat etmeli ve olabilecek kazalara karşı gereken önlemleri almalıdır.

11.   Herhangi bir nedenle meydana gelen zedelenmenin artmaması için önlem almalı.

12.   Zedelenmiş özelliği dışında kalan diğer özelliklerinin etkin gelişimini sağlamak için çaba sarf etmeli.

13.   Zedelenme anına kadar kazanmış olduğu diğer becerileri kaybettirmemeli.

1.6. Özel Eğitime Gereksinimi Olan Çocukların Belirlenmesi

Özel eğitime gereksinimi olan çocuğun gözlemler sonucunda belirlenen farklı özellikleri velileri veya okuldaki sınıf öğretmenlerini harekete geçirmektedir. Çocuğun gereksinimlerinin ne olduğunu bilebilmek için ne tur engeli olduğunun bilinmesi şarttır. Bu nedenle çocuğun eğitim ve öğretimini ya da topluma uyumunu neyin engellediğinin bulunması üzerinde durulur. Özel eğitime gereksinimi olan çocuğun tanılanması tıbbi tanılama ve eğitsel tanılama ile yapılabilir.

Tıbbi Tanılama: Problem alanına göre hastane ortamında konu ile ilgili uzman sağlık personelinin incelemesi sonucunda, bireyin gelişimindeki farklılığın, kaynağının, bireyin etkilenme derecesinin ve tıbbi gereksinimlerinin belirlendiği tanılama surecidir 

Eğitsel Tanılama: Bireyin eğitim ortamını ve önceliklerini, yeterlilik ve yetersizliklerini, gelişim alanlarında yaşıtlarına oranla var olan performans düzeyinin belirlenmesi surecidir

  

Tıbbi tanılamayı çeşitli sağlık kuruluşları ve hastaneler yaparken, eğitsel tanılamayı rehberlik ve araştırma merkezlerinde eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi tarafından yapılmaktadır.

1.6.1. Erken Tanı

1.       Özel eğitimde bireye tanı koyma ve değerlendirme önemlidir. Bu süreç eğitimin başlama aşamasından itibaren özel eğitim devam ettiği sürece tekrarlanması gereken bir dizi çalışma demektir. Tanı (teşhis), bireyin özrüne ad koyma derecesini ve bireyin bundan etkilenme durumunu belirleme demektir.

2.       Özel gereksinimin türüne göre tanı ve değerlendirmede kullanılan yöntem ve araçlar farklılık göstermektedir. Bu nedenle her bölümde tanı ve değerlendirmeye yer verilmektedir. Tanı ve değerlendirmenin yapıldığı yereler Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı rehberlik ve araştırma merkezleri’nin (RAM) koordinasyonunda ilgili uzmanların katılımıyla yürütülmektedir.

       Tanı ve değerlendirmede dikkat edilmesi gereken ilkeler ise şöyle sıralanabilir:

1.       Erkenlik İlkesi, tanı ve değerlendirme mümkün olduğu kadar erken yapılmalıdır.

2.       Bütünlük İlkesi, değerlendirme yapılırken her bireyin özür durumu ve derecesinin belirlenmesine ek olarak bedensel, zihinsel, sosyal, duygusal, ruhsal ve kişilik özellikleri ile gelişimi ayrı ayrı bütün unsuları kapsayacak şekilde genişliğine ve derinliğine incelenmelidir. İncelemede bütünlüğün sağlanmasına özel bir önem verilmelidir.

3.       Derinlik İlkesi, özel gereksinimi olan bireylerin yalnız incelendiği zamanki durumu değil, o ana kadar olan gelişimi de incelenmelidir. Mümkün olursa doğum öncesinden başlanmalı, doğumdan sonraki gelişimi, geçmişi ve seyri, ayrıntılı bir şekilde incelenmelidir.

4.       Çeşitlilik İlkesi, özel gereksinimi olan bireylerin özür durumu, derecesi, yetenekleri, ilgileri ve diğer yönlerinin incelenmesinde mümkün olduğu kadar aşağıdaki hususların çeşitlilik ilkesine titizlikle uyulmalıdır. İncelemede uygulanan testlerde, tekniklerde ve yöntemlerde çeşitlilik, yönlerde ve alanlarda çeşitlilik, disiplinlerde ve uzman kadrosunun ekip çalışmasında çeşitlilik.

5.       Uzmanlık İlkesi, kendi bilim dalında uzman olması, inceleme yaptığı özür dalında yeterli bilgiye ve beceriye sahip olması önem taşımaktadır.

6.       Süreklilik İlkesi, ilk değerlendirme yapıldıktan sonra bunun doğruluğu ve yanlışlığı sağlanan değişme ve gelişmeler devamlı olarak izlenmelidir.

7.       Yeterlilik İlkesi, değerlendirmeler, bireyin yalnız özür durumu, derecesi yetersiz olduğu yönleri değil aynı zamanda özellikle yeterli, üstün olduğu ve başarılı olabileceği alanları, yetenekleri ortaya çıkarmayı amaçlamalıdır.

8.       İş Birliği İlkesi, değerlendirmede görev alanlar, kendi aralarında ve çocuğun ailesi ile sıkı bir iş birliği içinde çalışmalıdırlar

1.7. Özel Gereksinimli Bireylerin Eğitimi

Özel Gereksinime sahip bireylerin eğitiminde amaç onların ileride başkalarına bağımlı olmadan yaşamlarını sürdürmeleri, kendi kendilerine yeterli olmaları ve toplumla bütünleşmelerinin sağlanmasıdır. 

Özel gereksinime sahip bireylerin eğitimleri, normal okullardaki normal sınıflarda yaşıtlarıyla birlikte kaynaştırma eğitimi biçiminde, normal okullar bünyesinde açılan özel sınıflarda, aynı yetersiz gruplarından çocukların bir arada eğitim aldıkları ayrı okullarda sürdürülmektedir. Bunların yanı sıra üniversitelerin eğitim ve araştırma birimleri ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı rehabilitasyon merkezlerinde özel gereksinime sahip bireylere eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri de sunmaktadır. Dolayısıyla Türkiye’de Özel Gereksinime sahip bireylerin eğitimleri Milli Eğitim Bakanlığı’na ve Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı resmi ve özel özel eğitim kurumları ve rehabilitasyon merkezlerinde sürdürülmektedir 

1.7. 1. Normal Okul; Tamamen normal akranlarının bulunduğu sınıflarda eğitimleri sürdürülür. Bu sistem üç şekilde kendini göstermektedir.

1- Desteksiz normal sınıf yaklaşımı: Bu seçenekte öğrenci normal sınıf içinde eğitilmektedir. Diğer öğrencilerle aynı takvimi izler. Normal sınıf öğretmeni eğitiminden sorumludur. Öğretim programı öğrencinin ihtiyacına göre adapte edilir.

2- Gezici öğretmenliğe dayalı normal sınıf yaklaşımı: Öğrenci normal sınıfa yerleştirilir. Belli bölgede görevlendirilmiş özel eğitim öğretmeni tarafından belirli program dahilinde ziyaret edilir. Sınıf içinde veya dışında gereksinimli öğrenciye hizmet verir.  Başka ülkelerde kullanılan özel eğitim destek hizmeti olmasına rağmen bizim ülkemizde bu uygulama yoktur.

3-Kaynak oda yardımlı normal sınıf yaklaşımı: Öğrenci normal sınıfa kayıtlıdır. Okulun kaynak odası özel eğitime ihtiyacı olan öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayacak malzeme ve araç gereçlerin olduğu bir sınıftır.  Burada öğretim yapacak öğretmende ya özel eğitim öğretmeni ya da özel eğitim alanında seminerlerle yetiştirilmiş rehber öğretmendir. Kaynak odadaki öğretmenlerin görevi özel gereksinimli öğrenci için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlamak ve gerektiğinde normal sınıf öğretmenine yardımcı olur.

Tüm bu eğitim ortamlarının oluşturulmasında, hazırlanmasında asıl olan özel gereksinimli bireylerin gereksinimlerinin türünü saptamaktır. Ayrıca bir önemli nokta da; İlköğretimlerini tamamlayan ancak, genel ve mesleki orta öğretim programlarına devam edemeyecek özel eğitim gerektiren bireylerin, temel yasam becerilerini geliştirmek, öğrenme gereksinimlerini karşılamak, işe yerleştirmek amacıyla farklı alanlarda kurslar düzenlenmesidir 

1.7. 2. Özel Eğitim Sınıfları

Bu tür eğitim ortamında, aynı yetersizlik grubuna sahip çocuklar normal akranlarının devam ettiği okul içinde açılmış olan eğitim sınıflarında eğitimlerini sürdürürler. Tüm derslerini aynı sınıfta görüp, teneffüslerde normal akranları ile birlikte oldukları gibi, bazı derslerini normal sınıflarda da görebilmektedirler. Bu sistemde öğrenciler, sadece başarılı olabilecekleri konularda normal ortamlara yerleştirilmektedir.

1.7. 3. Gündüzlü Okullar

Yatılı okullarla benzerlik göstermektedirler. Ancak, öğrenciler günün belirli saatlerinde eğitimlerini sürdürdükten sonra eğitim saatleri dışında kendi anne ve babalarının yanına gidebilmeleri esastır. Genel eğitim programlarından yararlanamayan, okul öncesi ve zorunlu ilköğretim çağındaki, ağır düzeyde zihinsel yetersizliği olan çocuklar için, gündüzlü özel eğitim kurumları açılabilmektedir (Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği,2006 Madde 40). Bu okullarda, öğrencilerin, öz bakım ve temel yasam becerileri ile işlevsel akademik becerilerini geliştirmek ve topluma uyumlarını sağlamak amacıyla gelişimsel eğitim programları uygulanmaktadır.

1.7. 4. Yatılı Okullar

Az sayıda gündüzlü örgencilerin de devam ettiği aynı özel gereksinime sahip bireylerin haftanın 7 günü ve 24 saat yaşadıkları eğitim kurumlarıdır. Öğrenci aynı özür grubundan öğrencilerle birlikte eğitim almakta ve geceleri de okulun yatakhanesinde kalmaktadır 

Ülkemizde yatılı okullar işitme engelliler, görme engelliler ve ortopedik engelliler için hizmet vermektedir. Özyürek (2006)’e göre Yatılı okullar; “Yetersizliği olan çocuk için mimari düzenlemelerin, araç-gereçler, özel eğitim ve diğer hizmetlerin sağlandığı ve bakımlar içinde gerekli önlemlerin alındığı eğitim ortamıdır.’’ şeklinde tanımlanmaktadır.

1.7. 5. Ev ve Hastane :

Çocuklar sahip oldukları yetersizlikten ve sağlık nedenlerinden dolayı yukarıda sıralanan okul seçeneklerinden yararlanamıyorsa, bu çocukların eğitimleri ya bakımı yapıldığı evde ya da hastanelerde verilir.  Diğer bir deyişle bu çocuklar ev ya da hastane programına yerleştirilir ve buralarda eğitimlerine devam ederler.

1.8.  Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezleri

Özel eğitim ve rehabilitasyon programları uygulayan özel özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının bazıları Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB), bazıları ise Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü’nden (SHÇEK) açılış izini alan özel kurumlardır. Bu iki Kurumdan açılış izni alarak faaliyet gösteren özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının verdiği hizmetlerin temelde aynı olduğu gözlenmektedir (Özürlü Çocuklara Yönelik Rehabilitasyon ve Özel Eğitim Hizmetleri Raporu,2002).

625 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na göre açılmış olan Özel Eğitim Kurumlarına ait standartlar yönergesinde, özel eğitim okul ve kurslarında bulunacak, zorunlu ve isteğe bağlı birimler belirtilmiş, bu birimlerin kaç metrekare olacağı açıkça belirtilmiştir. Odaların özelliklerine göre hangi araç ve gerecin bulunması gerektiği bildirilmiştir (MEB Özel Eğitim Kurumları Standartlar Yönergesi). Özel Eğitim Kurslarına ait Standartlar Yönergesinde, fiziki düzenlemelerin nasıl yapılacağı belirtilmiş olup, buna göre, kapılarının dışa açılacağı, eğitim sınıf kapılarında gözlem aynası bulunması gerektiği, kapıların genişliğinin 90 cm. olması gerektiği, yeterli sayıda çıkış kapılarının bulunması isteği, binanın merdivenlerinin uygun şekilde geçişi sağlayacak özellikte olması, aydınlık düzeyleri ile, tavan yükseklikleri belirlenmiştir

Özel gereksinimli çocukların bu tür eğitim merkezlerinden hizmet alabilmesi amacıyla aileler çocuklarını merkez binasına getirip götürmekle sorumludur. Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri bu amaçla evden merkeze ve merkezden eve servis aracı temin etmektedirler. Servis ile ilgili hizmetin bedeli ailelerce ayrıca ödenmektedir. Servis bulunması sebebiyle ailelerin birçoğu çocukları ile birlikte eğitim merkezlerine gelmemektedirler. Bu zaman içersinde kendilerine zaman ayırabilmektedirler.


1.9   Özel Eğitim Personeli

Özel eğitimin tanımında da değinildiği gibi özel eğitim alanında çalışacak kişilerin bu alanda uzman olmaları gerekmektedir.  Bir uzman olarak özel eğitim öğretmeni, yetersizliği olan çocukların eğitim ve öğretimle ilgili ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur. Bu ihtiyaçların içine sadece bireyselleştirilmiş eğitim programı, eğitimle ilgili araç-gereç gibi malzeme hazırlama ve özel eğitim vermek girmemektedir.  Ayrıca bu öğretmenler aile eğitimi, serbest zaman eğitimi ve kaynaştırma eğitimi kapsamında(özellikle tersine kaynaştırmalarda) ya sınıfta eş öğretmen ya da okul bünyesinde ayrı bir sınıfta(kaynak oda) özel eğitim olarak da görev yapmaktadırlar.

Okullaşma oranının artması, özel eğitime muhtaç olan çocuğa sahip ailelerin daha fazlası çocukları için özel eğitimi talep etmeleri ve kaynaştırma eğitiminin yaygınlaşması, özel eğitim öğretmenine olan ihtiyacı daha da artırmıştır.  Cavkaytar’a göre Milli Eğitim Bakanlığı resmi özel eğitim okullarına özel eğitim öğretmenini yerleştirmeyi ilk sırasına almıştır(Cavkaytar, 2008).  Ayrıca Gazi Üniversitesi özel eğitim alanına öğretmen yetiştirmek için sertifika programı açmıştır ve halen devam etmektedir.  Özel eğitim alanına ilgi duyan normal sınıf ya da branş öğretmenleri bu yolla da özel eğitim alanına kazandırılmaktadır.

Özel eğitim doğası gereği bir ekip işidir ve bu ekipte doktor, psikolog, konuşma terapisti, odyolog, fizyoterapist, sosyal hizmet uzmanı, rehber öğretmen ve normal sınıf öğretmeni vardır.  Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre bu uzmanlar farklı disiplin alanlarından görevlendirme yoluyla özel eğitim sürecinde yer almaktadırlar. Bu yönetmeliğin 59. maddesine göre ‘Sağlık Bakanlığı veya diğer kurum ve kuruluşlarla birlikte hazırlanacak protokollerle özel eğitim kurumlarında görevlendirilebilir.  Bu personellerin çalışma yer ve saatleri ile görev alanları belirlenir’.

1.9.1           Özel Eğitim Alanında Ortaya Çıkan Sorunlar

                T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı Özürlülere Hizmet Veren Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Kurum ve Kuruluşları İş Birliği ve Koordinasyon Toplantıları Sonuç Raporunda (2004) özel eğitim ile ilgili farklı başlıklar altında saptanan sorunlar şu şekilde özetlenebilir.

1.9.2. Çocukların Eğitsel Tanımlaması ile İlgili Olarak

• 573 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve buna dayalı olarak Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’ndeki eğitsel tanı ve değerlendirme konusundaki düzenlemelerin, alanda çalışan kişilerce tam olarak bilinmemesi.

• Eğitsel tanı, izleme ve değerlendirme sürecinin devamlılığını sağlamak amacıyla özel özel eğitim kurumlarında da benzer bir eğitsel izleme ve değerlendirme ekibinin oluşturulmamış olması.

• Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, özel eğitim kurum ve kuruluşları, hastaneler ve aileler arasında iş birliği ve eş güdümün kurulmamış olması,

1.9.3. Erken Çocukluk Eğitimi ile İlgili Olarak

• Bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanırken ailenin gereksinimlerinin dikkate alınmaması, ailenin bilgilendirilmemesi ve bunun sonucunda ailenin eğitime etkin katılımının sağlanamaması,

• Üniversitelerde yapılan akademik çalışmaların, kurumların uygulamalarına yansıtılamaması.

• Gelişim geriliği ve özürlü olma riski bulunan bebekler ve çocuklar ve aileleri için erken eğitim programlarının bulunmaması ve yaygınlaştırılmamış olması.

• Kaynaştırma yapılacak kurumlar, özel eğitim kurumları ve Rehberlik ve Araştırma Merkezleri arasında kurumlara yapılacak yerleştirme sırasında gerekli iş birliğinin yapılmayışı ve bunun çocuğun program işleyişini aksatması.

1.9.4.Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezleri Uygulamaları ile İlgili Olarak

Özel Eğitim Kurumlarında ve Rehabilitasyon Merkezlerinde bireyin özel gereksinimlerini belirleyerek, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programlarının hazırlanması ve uygulanması konusunda mevcut personelin bilgi ve becerisinin yeterli olmaması.

• Bireyselleştirilmiş öğretime dayalı öğretim materyallerinin geliştirilmemesi ve yaygınlaştırılmaması.

• Özürlülerin ve ailelerinin eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin yasal hakları konularında yeterli bilgiye sahip olmaması.

• Özürlülerin ve özürlü ailelerinin özel özel eğitim ve rehabilitasyon kurumlarının işleyişleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması.

1.9.5. Özel Eğitim ve Rehabilitasyonda Aile Hizmetleri ile İlgili Olarak

Ailenin bilgi düzeyinin yeterli olmaması nedeniyle, gerek tıbbi, gerekse eğitsel tanılama sürecinde bilgi kaynağı olarak yer almaması ve özel özel eğitim kurumlarının aileden gereğince yararlanamaması.

• Ailenin öğretici rolünü üstlenme dışında değerlendirme, yerleştirme, programla ilgili kararlarının alınması süreçlerinde aktif katılımlarının sağlanamaması.

• Özel eğitim kurumlarının çoğunda ailelerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine yönelik hizmetlerin yetersiz olması.

• Çocuğun kurumda kazandığı bilgi ve becerilerin ev ortamında da aile ile iş birliği yapılarak pekiştirilmesinin sağlanamaması.

• Aile destek programlarında; bilgi desteği (Örn. tanılama, eğitsel yerleştirme, eğitim ile ilgili yasal haklar) ve duygusal destek sağlanması öngörülmekte ise de, birçok özel özel eğitim ve rehabilitasyon kurumunda bu hizmetlerin ailelere verilememesi.

Üniversiteler ve özel eğitim kurumları arasında gerekli iletişimin ve iş birliğinin yeterince sağlanamaması nedeniyle üniversitelerce geliştirilen aile eğitimi, rehberliği ve evde eğitim programlarının özel eğitim kurumları tarafından kullanılamaması.

• Özel eğitim kurumlarında özürlü çocuğa sahip ailelerin kendi aralarındaki iletişim ve dayanışmalarını, iş birliğini arttırmak için veli toplantılarının, sosyal etkinliklerin, aile kulübü vb. oluşumların özel eğitim kurumları tarafından yeterince desteklenip teşvik edilmemesi.

• Özel özel eğitim kurumunda aile eğitim programlarının düzenlenmesinde önem taşıyan mekân ve fiziki donanımların (gözlem odası, kameralı oda, vb.) eksikliğinin ailenin eğitim sürecine katılımını etkilemesi.

• Özürlü bireylere sosyal ve kültürel anlamda hizmetler veren resmi ve özel kurumlardan ve bu kurumların olanaklarından ailelerin yeterince haberdar olmaması şeklinde sıralanabilir.

Bütün bu sorunların çözümüne ve aile eğitimine dair bazı çözüm önerileri getirilmiştir.

• Aile çocuğun eğitim programı hakkında kurumdan bilgi edinme hakkına sahip olmalı. Kurum aileye çocuğun programı, gelişim durumu hakkında bilgi vermekle yükümlü olmalı.

• Öğretmen ve kurum yöneticisi anne- babalardan sadece BEP değiştiğinde ve yıllık amaçlar incelenirken katılımlarını istememeli, sınıf içi etkinliklerde anne- babalarla etkileşim halinde olma yolunu bulmalı,

• Özel eğitim kurumları aile eğitim ve rehberlik programlarını uygulamaya uygun ortam, teknik donanıma kavuşturulmalı.

• Ailelere "Erken Eğitim ve Okul Öncesi Eğitim Programları" ile çocuklarına destek eğitim verebilecek bilgi ve beceriler kazandırılmalı, aileyi eğitim programını uygulama sürecinde destekleyici ve güçlendirici mekanizmalar oluşturulmalı.

• Kurum ailelerin özel eğitimi tanıtıcı, özür hakkında bilgi yayma etkinliklerini (gazeteler, ilgili kurum ve kuruluşlara mektuplar makaleler yazma, derneklerle konuşma, özürlülerle ilgili radyo televizyon programlarına katılma ve konuşmak) desteklemeli ve ailelerle bu konularda iş birliği halinde olmalı.

• Aileleri bir araya getirecek kulüp, dernek, vb. oluşumlar gerçekleştirilmeli ve ailelerin bu oluşumlara katılımları özel eğitim kurumlarınca teşvik edilmelidir.

Özel eğitimdeki son gelişmeleri şu şekilde sıralamak mümkündür 

• Ağır derecede yetersizliği olan çocukların öğretiminde etkili yöntemler geliştirildi.

•     Özel eğitimciler ve aileler birlikte çalışmayı öğrendiler.

• Teknolojideki ilerlemeler özel gereksinimi olan pek çok çocuğun bedensel ya da sosyal yetersizliklerinin üstesinden gelmesini sağladı.

1.10. Özel Eğitim Alanına Bilişim Teknolojileriyle Yapılan Katkılar

Özel eğitim alanında bilişim teknolojilerini kullanma adına gerek bireysel gerekse kurumsal alanda yapılanmalar söz konusudur. Bireysel alanda bakıldığında kişisel web sayfaları yer almaktadır. Bu web sayfalarında bireylerin yaptığı ya da yapmayı planladıkları çalışmalar, varsa görevli oldukları birimler, projeler gibi daha çok tanıtım amaçlı bilgiler yer almaktadır. Kurumsal alandaki çalışmalar ise hem devlet hem dernek, vakıflar vb. kurum ve kuruluşlar olarak ikiye ayrılabilir.

Devletin özel gereksinimli bireyler ve aileleri hakkında yaptığı çalışmalar bilgi teknolojileri kapsamında oluşturdukları resmi web siteleridir. Bu web sitelerinde daha çok kanunlar, resmi hükümler, insan hakları ya da devletin yapmayı planladığı projeler hakkında bilgiler içermektedir.

Özel eğitim alanında diğer çalışma yapan kuruluşlar ise dernek ve vakıflardır. Altınokta Körler Derneği, Otistik Çocukları Koruma ve Yönlendirme Derneği vb. dernekler farklı alanlarda hizmet etmek için kurulmuşlardır. Bu tür yapılanmalara baktığımızda web üzerinde resmi devlet web ortamlarına göre dernek ve vakıfların web sayfası sayısının daha fazla olduğu görülmektedir 

Özel eğitim alanında bilişim teknolojilerinin kullanım azlığı göze çarpmaktadır. Bilişim uzmanlarına ve özel eğitim uzmanlarına düşen görev hayatın her parçasında kendini gittikçe daha fazla hissettiren teknolojik değişimden özel eğitiminde faydalanabilmesidir.

1.10.1. Özel Eğitimde Teknoloji Gereksinimi

Özel eğitimde hem aileler için hem de özel gereksinimli bireyler içi sanal ortamlar hazırlanarak teknolojinin sunduğu olanaklar kullanılabilir. Bu kapsamda çeşitli konularda web siteleri, bilgisayarda kullanılabilecek ders içerikleri, interaktif oyunlar, web portalları hazırlanarak gerek sınıf içinde gerek sınıf dışında kullanılması sağlanabilir.