en_US
en
off
Mobile View
Desktop View

OKULÖNCESİ EĞİTİM FELSEFELERİ

JOHN DEWEY'İN EĞİTİM FELSEFESİ
1405

JOHN DEWEY'İN EĞİTİM FELSEFESİ

John Dewey, 1859-1952 yılları arasında yaşamış, Amerika’nın en önemli eğitim filozoflarındandır. 


Eğitime verdiği büyük önem, konuyla ilgili yazdığı birçok eserinden ve de 1894 yılında Chicago Üniversitesi Bölümü felsefe ve psikoloji bölümü kürsü profesörlüğüne çağrıldığında, bu teklifi ancak bölüm içine pedagojiyi de alacak şekilde yeniden düzenlenirse kabul edeceğini belirtmesinden açıkça anlaşılır. Bunun üzerine gerekli düzenlemeler yapılmış ve Dewey Chicago üniversitesinde felsefe psikoloji ve pedagoji bölümü müdürü olmuştur. 

Dewey’e göre, çocuklar yaparak, deneyimleyerek öğrenirler. Öğrenciler okullarda yaşayarak yaşamayı öğrenmelidir. Eğitim deneyimlerin sürekli yeniden yapılandırılmasıdır. Bu aynı anda hem eğitimin amacı hem de sürecidir. Yani başka bir deyişle, eğitim gelecek yaşama hazırlık değil, yaşamın kendisidir. 

Eğitim nasıl sosyal bir süreç ise, okul da çocuğa bütün toplumsal değerlerin konsantre olarak sunulduğu, varolan toplumsal hayatın basitleştirilerek bir model haline getirildiği toplumsal bir kurumdur. Okul o günkü hayatı aynen yansıtmalıdır. 

Çocuk varolan hayatın karmaşıklığından dolayı zorlanır ve aklı karışır. Bu yüzden okul hayatı aşamalı olarak gelişmeli, öncelikle çocuğun ev hayatından alışkın olduğu aktivitelerle başlamalıdır. Ev hayatı da toplumsal hayatın bir biçimidir. Çocuk zihinsel ve ahlaki olarak ilk buradan beslenir. Okulun görevi evde kazandığı bu değerleri genişletmek ve derinleştirmektir. 

Bu nedenle, okulun üç temel işlevi vardır; kültürel mirası sadeleştirmek, daraltmak ve dengelemek. Okulun sadeleştirme işlevinin nedeni konuları öğrenenin olgunlaşma ve bilinç düzeyine getirmektir. Okul, ayrıca, kültürel mirasın konularını daraltıp, özetleyerek sunmalıdır. 

Üçüncü işlevi ise, demokratik bir toplumun gerekliliğidir. Toplum pek çok farklı gruplardan oluşur. Çocukların diğer gruplardaki bireyleri anlayabilmek için yardıma ihtiyaçları vardır. Okul bu yardımı veren, farklı yaşantıları anlayabilen, uyum gösterebilen bireylerin yetiştirildiği bir kurum olmalıdır.